Telefonunuza gelen bir bildirim veya e-Devlet üzerinden gördüğünüz bir kayıt, hakkınızda icra takibi başlatıldığını gösteriyorsa panik yapmak yerine öncelikle tebligatın içeriğini ve tarihini kontrol etmek gerekir.
İcra dosyalarında süreler kritik öneme sahiptir. Hakkın kullanılmaması veya sürenin kaçırılması, sonradan telafisi zor sonuçlar doğurabilir.
İcra Takibi Başlatılması Borcun Kesinleştiği Anlamına Gelir mi?
Hayır. Bir alacaklı, iddia ettiği alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatabilir. Ancak takip türüne göre borçlunun itiraz ve diğer hukuki başvuru imkanları bulunabilir.
Bu nedenle “dosyada borç görünüyor, artık hiçbir şey yapamam” düşüncesi doğru değildir.
Ödeme Emrinde Neye Bakılmalıdır?
Ödeme emrinin hangi icra dosyasına ait olduğu, borcun kaynağı, istenen miktar, alacaklı ve tebligat tarihi öncelikle kontrol edilmelidir.
Özellikle tebligat tarihi önemlidir. Çünkü kanuni sürelerin başlangıcı bakımından kritik olabilir.
İcra ve İflas Kanunu'nda genel haciz yoluyla takiplere ilişkin itiraz süresi düzenlenmiş olup, takip türüne göre farklı usul ve süreler söz konusu olabilir.
Borcun Bir Kısmına İtiraz Edilebilir mi?
Somut olayın ve takip türünün uygun olması halinde borcun tamamına değil, belirli bir kısmına ilişkin itiraz gündeme gelebilir.
Burada itirazın içeriğinin açık ve doğru şekilde oluşturulması önem taşır. Yanlış veya eksik bir başvuru ileride ciddi sorunlara neden olabilir.
İcra Takibinde Avukatla Görüşmek Neden Önemlidir?
İcra hukukunda “sonra bakarım” yaklaşımı risklidir. Çünkü tebligatların tarihleri, itiraz süreleri ve takip işlemleri birbirini takip eder.
Bir dosyada doğru hukuki yolun belirlenebilmesi için yalnızca borcun miktarı değil, alacağın dayanağı ve takip türü de incelenmelidir.
Sonuç
Hakkında icra takibi başlatıldığını öğrenen kişinin yapması gereken ilk şey, dosyayı ve tebligatı dikkatle incelemektir.
Özellikle tebligat tarihi, takip türü, borcun kaynağı ve itiraz imkanları gecikmeden değerlendirilmelidir.
TEKAĞAÇ HUKUK & DANIŞMANLIK